Bilgi Birikimi

Kişisel Gelişimde Hedef Belirleme

NEREYE GİDİYORSUNUZ?
Çevremizdeki insanlara baktığımızda başarılı olan insanların mutlaka bir hedefleri olduğunu görüyoruz. Kişisel gelişimcilerin gençlere sürekli olarak , hedef belirleyin, hedef belirleyin şeklinde telkinlerde bulunduklarına şahit oluyoruz.Bütün bu insanların bu kavram üzerinde yoğunlaşmalarının sebebi başka bir şey bilmemeleri mi yoksa bu kavramın, içerisinde sihirli bir takım özellikleri taşıması mıdır?
Hedef, insanın zihninde tasarladığı ve belli bir çaba sonucunda varmayı arzuladığı son noktadır.Arzu edilenin içselleştirilmesidir.Amaç ya da hedef çoğunlukla birbirlerinin yerine kullanılan kavramlardır.Çoğunlukla her iki kullanımda da aynı düşünce ifade edilir.Hedef istek ve niyet kavramlarını da içinde taşır.Gerçekte ne istediğini bilmek önemlidir.
Adama soruyoruz:-Hayatta en çok istediğin şey nedir?
”Saatte 300 kilometre hız yapabilen bir motosiklettir” cevabını veriyor.
Tekrar soruyoruz: Siyah bir motosikletten beklentin nedir?

”Heyecan yaşamak istiyorum” diyor. Görüldüğü üzere, gerçekte istenilen şey “Heyecan”dır. Böyle bir olay karşısında insanın aklına şöyle bir soru geliyor:”İnsanın heyecan yaşaması için siyah bir motosiklet sahibi olmaktan başka bir seçenek yok mudur? Aynı zamanda bu hedef kişinin kendisini dar bir kalıp içerisine sokması,önündeki farklı seçeneklere karşı gözlerini kapatması anlamına gelmiyor mu?”Amacımız, bir yolculuğa çıkmadan önceki gayemiz ve niyetimizdir.Hedefsiz insanlar gideceği yeri bilmeyen yolcuya benzerler.İstanbul’a gitmesi gereken fakat bunun farkında olmayan vatandaşın kendisini Hakkari’nin bir dağ köyünde çatışma içerisinde,bir banka önünde emekli maaşını çekmek için bekleyen yaşlılar kuyruğunda ya da denizi otomobille geçmek için uğraşan bir şaşkın kişi kılığında bulmasından daha doğal ne olabilir ki?
Hedef, bireyi ayakta tutan yegane güçtür. Amaçsız yaşam; aracın vitesinin boşta iken çalışması gibidir. Dışarıdan bir müdahale olmazsa kolay kolay hareket etmez.Engelleri aşamaz,rampayı çıkamaz ve yönü aşağı olursa öyle bir hız alır ki durdurmak imkansızlaştığı gibi içerisindekilerin hayatını tümden tehlikeye sokar.
Amaçsız bir şekilde bir işe başlamak başarısızlığa atılmış bir adım aynı zamanda başarısızlığa bir davettir. Hedefler yaşamı anlamlı kılan ve insanı hayata bağlayan görünmeyen araçlardır. Bir şeyi aramadan önce,ne aradığımızı bilmek gerekir.Sabah kalktığında bugün gerçekleştirmek istediğim hedeflerim şunlardır ve uzun vade de bu yapacaklarım beni şu noktaya getirecek diyen insan, yaşama sıkı sıkıya bağlanmış demektir.Yaşama bağlılık meşguliyeti,meşguliyet olumsuz duygu ve düşüncelerden uzaklaşmayı,olumsuzlukların yaşamdan uzaklaştırılması başarıyı başarı da mutluluğu getirir.
Hedef demek heyecan demektir. Hedef demek güç, enerji ve motivasyon demektir. Hedefi olan insanda güçlü bir duruş,olumlu bir bakış gerçekleşmesi muhtemel beklenti zorlukları göğüsleyebilecek bir yürek var demektir.
Hedefi olmayan kişi, kendini büyük bir okyanusta dalgaların kollarına bırakmış bir gemi gibidir. Hangi kayaya oturacağı, hangi sahilde duracağı, yolcularını nerede indireceği belli değildir.Yaşam rotamızın belirleyicisi amaçlarımızdır.
Hedefler bizi yaşatan kalpler gibidir. Kalp durduğunda nasıl ki yaşam son buluyorsa,hedefler sona erdiğinde de bitkisel hayat başlamış demektir.
Mutlu olmakta bir hedeftir.Ulaşılabilecek nokta ya da noktalardır.Eğer mutlu olmayı bir sonuç olarak ele alacak olursak para mal şan şöhret vb. araç olarak algılamamız gerekir.Araçlar, bizi amacımıza götüren ve çoğunlukla da amaç gibi algılanan sembollerdir.Araca bağlılığın getireceği mutluluk sınırlı ve kısa sürelidir.Önemli olan amaca bağlılıktır.

Exit mobile version